Hakkımda

Yaşamaya çalışmak…

İşte bu aslında tüm yaptığım. Hepimizin yapabildiği tek şey. Yitirdiğim her şeyi bırakıp arkada birkaç damla gözyaşından sonra devam etme gücünü bulabilmek tüm yaptığım. Ve kimi zaman dönüp arkaya baktığımda, çok uzaklar bile acıtıyor içimi derin derin. Sonra dönüp tekrar kaldığım yerden, bıraktığım köşesini yeniden tutup hayatın “Haydi” diyorum, “Götür beni bir sonraki molaya”… Gidiyorum…

Yürümeye Sivrihisar’da başladım. 15′imde yolum Hasanoğlan’a düştü sonra. Orada bağlandığımı sandığım ipler kopalı yıllar geçti. Sonra elimi bir salladım ve Çanakkale takıldı oltama. 19 idi yaşım, şimdi 25′imde bu kente aşığım. Gidemedim, gitmeyi hiç istemedim. Çok şey vardı beni burada tutan, şimdi bazıları olmasa da; bu kent hala burada, ben hala bu kentte, sarılmışız birbirimize… Öyle çok sevdiklerinden bile ayrılmak zorunda kalıyor insan bazen, ama ben buralardan gidemem…

Binbir türlü hayalle yürüdüm ben hep. Uzak, büyük ve eşsiz hayaller kurdum ama iyi nişancı olmadığımdan hep ıskaladım düşlerimi. Yine de hayat benim üstüme öyle çok fazla da gelmedi. Ben de gitmedim fazla üstüne. Öylece geçinip gidiyoruz kaç zamandır işte.

İşte böyle… Şimdi Çanakkale’nin bir şirin ilçesinde, bir İlköğretimde bir Lisede kah mini minilere kah ergenlere İngilizce öğretiyorum. Mutlu muyum? Mutsuz değilim en azından… Yeter mi? E o da yetsin artık de mi…

Sevgilerle…

Ve bir de Tuncay var artık yanımda. Yazılarıyla o da burada bundan sonra. Hep kalsın; gitmesin….

Depresif Günlük, 2006 yılının Şubat ayında, yazarının garip ruh halinin sonucunda doğdu. Tıpkı yazarı gibi aynı adreste uzun süre kalamadı hiç; en sonunda şu anda misafiri olduğunuz yuvasını bulana dek. Yazar hakkında.